BLOG

14 Mart 2011 Pazartesi

  büyüdükçe isteklerimiz de büyüyor… ne kolay şu vitrinde duran bebeği satın almak artık. veya bir çift kırmızı rugan ayakkabı sahibi olmak. huzur parayla satın alınabiliyor mu? veya adam gibi bir adam? kısacık anlardaymış hayatın anlamı, anladım.  

14 Mart 2011

devamı »

13 Mart 2011 Pazar

Yaklaşık 3 saatlik bir yolculuktan sonra taraklıya vardık. Bir çok arkadaşım için güzel bir yer. Ama benim pek ilgimi çekmiyor açıkçası. Eski evlerin fotografını çekmeyi sevmiyorum. Yani yavan geliyor artık bana. Fotografa yeni başladığım yıllarda deli gibi çekiyordum. Ne varsa…

13 Mart 2011

devamı »

12 Mart 2011 Cumartesi

annemin yeni fıstığı bu şeker.. öyle tatlı ki.. sesi soluğu çıkmıyor, tüy dökmüyor ve bilinenin aksine kokmuyor.       çok da cana yakın.. sokulgan, sırtını sevince öööle duruyor hereketsiz. en sevdiği şey de başının okşanması… aynı ben :P şu…

12 Mart 2011

devamı »

11 Mart 2011 Cuma

” bazen kısa hikayelerin vedası daha uzun olur diğerlerinden…çünkü yarım kalan, yaşanmamış ne varsa, en çok onlar uzatır vedayı… -emre kalcı-” neden kıymetiniz hep kaçtıktan sonra anlaşılır? bir değeri kalır mı dönüp dolaşıp gelmelerin, dil dökmelerin, güzel sözlerin, af dilemelerin…

11 Mart 2011

devamı »

10 Mart 2011 Perşembe

her taraf bembeyaz, bu yıl ilk defa bu kadar kar yağdı… o kadar kasım, aralık, ocak, şubat geçti yağmadı da, mart kapıdan baktırdı gerçekten. iyi oldu, çok soğuktu son günlerde. karla beraber soğuk da kırıldı. geceleri dışarıda pembemsi bir hava…

10 Mart 2011

devamı »

09 Mart 2011 Çarşamba

bu gün yeşil bursa bembeyazdı. lapa lapa yağdı tüm gün… sabah arabayı çıkaramadım korkuma :)) pencereden komşumu gördüm, -hakan bey, hakan bey, HAKAN BEEEEY! adam döndü baktı 3. de -benim adım mustafa dedi : ))))))))) yüzümün halini düşünün… şimdi gel…

10 Mart 2011

devamı »

08 Mart 2011 Salı

kadınlar günümü kutlamayın benim. ezik miyim ben, nerden çıkmış bu kadınlar günü… neden erkekler günü yok. kutlamayın kardeşim. çok komik oluyor. telefonlar geliyor, açar açmaz ilk söz ‘kadınlar gününüz kutlu olsun’ bu ne be. dalga geçer gibi. kadınlar günümüz kutlu…

08 Mart 2011

devamı »

07 Mart 2011 Pazartesi

Ruhum üşüyor, buz gibi bakan gözlerinin derininde. Karanlık ve rüzgarlı sözlerin. Uçurumun kıyısından bakıyorum. Uçurumun kıyısından bırakıyorum kendimi. kalbinin sarp kayalarına çarpıyorum, parçalanıyor ruhum, bendenim soğuyor. Üşüyorum. Geçmişin avuntusuyla yaşıyor can çekişen kalbim içimde. Buradayım, bu uçurumun kıyısında. Dön kendine,…

07 Mart 2011

devamı »

06 Mart 2011 Pazar

bazen, özellikle çok çalıştığım günlerde, başkanlık makamında, otel lobilerinde, konferans salonlarında, proje kenarında arabada bekleyerek çok ve boş vaktimiz geçiyor. kimi zaman uyukluyorum, kimi zaman insanları inceliyorum. kimi zamansa salak saçma yerlere mesela böyle tavanlardaki aynalara takılıyorum. halbuki okumam gereken…

06 Mart 2011

devamı »

05 Mart 2011 Cumartesi

küçük bir sürpriz bu menekşeler… artık evimde ben ve ıce’tan başka canlılar da var : )) iki minik menekşe bizimle birlikte yaşamaya başladı bu günden itibaren. şimdi tek korkum solmaları. çünkü ben pek çiçek bakmayı beceremeyenlerdenim. onları çok sevdim ve…

05 Mart 2011

devamı »

04 Mart 2011 Cuma

şehir tiyatrosu yeni bir oyuna başladı bu akşam. ‘ölüm Tuzağı’ iş için gittim bu akşam. ama daha sonra sadece izlemeye gideceğim. neden mi? bir seferde bişey anlamadım mı? hayır tabiki. çekim yaparken hiç bir şey anlamıyorum karşımdaki bir tiyatro oyunuysa….

04 Mart 2011

devamı »

03 Mart 2011 Perşembe

yine güzel bir müzik ziyafeti çektim kendime. senfonide bu hafta, sevdiğim şef ender sakpınar ve soprano lejla jusic vardı. anadolu ve balkan ezgileriyle çok keyifli bir gece geçirdim. yine güzel güzel hayaller kurdum müziğin etkisiyle. lejla’nın sesi ne kadar kuvvetliymiş….

04 Mart 2011

devamı »

02 Mart 2011 Çarşamba

ama ama bloooma dokunmayın!!! yeni başlamıştım zaten. hevesimi kursaaamda bıraktınız yaaa… beni başka çözüm yolları aramaya itiyorsunuz. bak yapmayın, uyarıyorum :P çok pis yönlendirme yaparım :P ihi! :) şaka bi yana hiç hoş bir durum değil…

02 Mart 2011

devamı »

01 Mart 2011 Salı

bir spartacus gerçeği var ki hayatımda sormayın gitsin… biraz geriden takip ediyor olsam da müptelası olmuş durumdayım. ilk sezondaki kahramanımıza çok alışmıştım ve kendisini beğenerek ;) izliyordum. allah sahibine bağışlasın derken birden bire zevcesi vefat etti. çok üzüldüm :P sonra…

01 Mart 2011

devamı »

28 Şubat 2011 Pazartesi

bu akşam yan gelip yattım. çok güzel bişeymiş. ne zamandır harala gürele yaşarken kendime vakit ayırmıyordum. oooh şöle uzandım yataaamaaa. sıcaksu torbamı da aldım yanıma : )) açtım netbookumu, bi spartacus gecesi yaptım. son bölümü de izleyecektim ama gözlerim dayanamadı…

28 Şubat 2011

devamı »

27 Şubat 2011 Pazar

sabahın kör ayazında evden dışları bir adım attım ve bir kaç saniye durdum. bir an gitmemeyi düşündüm. çevremde 360 derecelik bir açıyla döndüm. sonra vazgeçtim arabaya koştum. bir motor niye bu kadar geç ısınır yarabbi : )) dondum dondum… nasıl…

27 Şubat 2011

devamı »

26 Şubat 2011 Cumartesi

kafam karışık. ama içim aydınlık. bu med cezirler giderken kalbimin kıyılarındaki son kalan çakıl taşlarını bir alıp götürüyor sonra gelirken daha büyüklerini tekrar aynı yerlerine koyuyor. bir temizleniyor ruhum bir yeniden düşüyor o kuyuya. güneş bir doğuyor sonra yine bulutlara…

26 Şubat 2011

devamı »

25 Şubat 2011 Cuma

bazı insanlar ne kadar hassas ve kibar olabiliyor. çok sevdiğim bir yazar-ismini vermicem çünkü kendisine sormadan bunu yazmak istemem- bu gün bana facebooktan mesaj atmış. bloğumda kendisinden bahsettiğim için. ne kadar mutlu oldum bilemezsiniz. nasıl gördü, nasıl buldu bilemiyorum. ama…

25 Şubat 2011

devamı »

24 Şubat 2011 Perşembe

” seni ararken kendimi kaybetmekten yoruldum bulduğumu zannettiğimde kendimden ayrı düştüm bu garip bir veda olacak çünkü aslında hep içimdesin ne kadar uzağa gitsem de gittiğim her yerde benimlesin söylenecek söz yok gidiyorum ben hoşçakal ben bir kısrak gibi gelmişim…

24 Şubat 2011

devamı »

23 Şubat 2011 Çarşamba

uzun zamandır üzerimde bir atalet vardı. moral bozuklukları üst üste geldi. yurtdışına gittim evimi sevdiklerimi çok özledim. teyzem hastanede hala. üzerine dayım rahatsızlandı. üzerine annem rahatsızlandı. üzerine ben hayalkırıklıkları yaşadım. böyle böyle hayatım kirlendi hep. uzun zamandır temizlik yapmıyordum. yapamıyordum….

23 Şubat 2011

devamı »


Facebook
Instagram